Biz oradayız, bakalım kim kalkacak? Biz merak ediyoruz.

CHP'Lİ HAMZAÇEBİ'DEN BAŞBAKAN'A "MIZIKÇILIK" YANITI: "BİZ ORADAYIZ, BAKALIM KİM KALKACAK BİZ MERAK EDİYORUZ"

28.05.2012 14:16

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, "mızıkçılık" sözlerine, "Muhtemelen Anayasa Uzlaşma Komisyonunda da bizim oradan kalkıp gideceğimiz düşünüldü ama biz oradayız. Bakalım kim kalkacak biz merak ediyoruz. Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda tartışılması gereken bir başkanlık tartışmasını veya yarı başkanlık tartışmasını kamuoyuna açmak suretiyle asıl o masadaki uzlaşmadan ayrılmak isteyen taraf kimdir onu göreceğiz" diye yanıt verdi.

TBMM'de basın toplantısı düzenleyen CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, hükümetin 30 Nisan 2012 tarihinde başlatmış olduğu memur sendikalarıyla birlikte toplu sözleşme görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirterek, şöyle dedi:
"Toplu sözleşme görüşmelerine 30 Nisan tarihinde hükümet başlamıştır. Konuya ilişkin olarak teklifini de 14 Mayıs'ta memur sendikalarına iletmiştir. 3+3'lük bir teklifi hükümet önermiştir. Hükümet 3+3'lük teklifi yaparken ilk 4 aylık enflasyon yüzde 3.1 seviyesindeydi yani 3'lük teklif yapıldığı zaman ilk 4 aylık enflasyon yüzde 3'lük orandan yüksek olduğu için hükümet bu görüşmelere yüzde 3.1'lik mevcut enflasyonun altında bir oranla başlamış olmaktadır.
Enflasyonun ilk 6 aylık gerçekleşme sonucunun yüzde 3,5'in üzerine çıkabileceğine dikkati çeken Hamzaçebi, şunları söyledi:
''Hükümet'in, toplam bu yıl itibariyle yaptığı teklif, 2012 yılının beklenen enflasyonunun altında kalabilecektir. Hükümet teklifini ortaya koyduğu zaman 2012 yılı yıl sonu enflasyon gerçekleşme hedefi olarak yüzde 5,2'lik oranı tahmin ediyordu. Ancak orta vadeli programla bu enflasyon hedefi ortaya konulduğu halde Merkez Bankası bir süre sonra 2012 yılı enflasyon tahminini yüzde 6,5 olarak açıkladı. Piyasa oyuncularının yaptığı tahmin, bu oranın üzerinde, yüzde 8'ler civarındadır. Beklentiler bu yöndeyken, yüzde 6'lık maaş zammı ile memurların karşısına oturmak bir samimiyetsizliktir.
Hemen yer yıl enflasyon konusunda hedef ve gerçekleşme arasında fark var. Buna rağmen yüzde 5,2'lik enflasyondan hareketle memurlara zam teklif etmek gerçekten samimi bir davranış değildir.''
Bu artışı verirsek memurların, sendikaların talep ettiği bu artışı verirsek "Yunanistan'a döneriz' türünden bir benzetme ise 12 Eylül 2010 referandumunda halka, memurlara toplu sözleşmeyle ilgili olarak Anayasa'daki yeni düzenlemeyle ilgili olarak samimi bilgi verilmediğini gösterir, o zaman öyle söylenmiyordu."
Toplam 4.2 milyonluk bir kitlenin bu artışı 5 aydır beklemekte olduğuna dikkat çeken Hamzaçebi, "Cumhuriyet tarihinde bir ilk olmuştur, 5 aydır memurlar ve onların emeklisi zamsız maaş almıştır, hala almaya devam etmektedir. 12 Eylül 2010 referandumunda memurları ve onların emeklilerini bu anayasaya ilgili maddesine evet demeye çağıran sendikalara da bugün düşen görev memurlardan ve onların emeklilerinden özür dilemektir" dedi.

-"AİLELERİN, ÇİFTLERİN KENDİLERİNİN VERDİKLERİ BİR KARARA BİR YÖNETİMİN MÜDAHALE ETMESİ DOĞRU DEĞİLDİR"-

Bir basın mensubunun, "Başbakan'ın son günlerdeki üslubunu nasıl değerlendiriyorsunuz, kürtaj, sezeryen, ölüsevici gibi?" sorusuna Hamzaçebi, "Sayın Başbakan'ın Türkiye'nin gündemine taşıdığı konular Türkiye'nin gündeminde olmaması gereken suni konulardır. Türkiye'nin nüfus artış hızındaki yavaşlama gelişmiş ülkelere paralel seyretmektedir yani gelişmekte olan ülkeler gelişme yolunda mesafe aldıkça onların eğitim seviyesi, sosyal seviyesi yükseldikçe gelir seviyesi iyileştikçe nüfus artışları yavaşlar. Türkiye'deki gelişme gelişmiş ülkelerdeki gelişmeye paralel seyretmektedir.
Sayın Başbakan'ın çağrıları, Türkiye'nin nüfusu artsın yönündeki çağrılar ve bunların alt başlıkları olarak Türkiye'nin gündemine getirdiği konular ailelerde kabul görecek konular değildir. Ailelerin, çiftlerin kendilerinin verdikleri bir karara bir yönetimin müdahale etmesi doğru değildir. O karar her zaman için ailelerindir. Toplumumuzun bu nüfusumuzun geleceğinin daha iyi yapmanın gayreti içinde olursak çok daha doğru bir iş yapmış oluruz" yanıtını verdi.

"Ölüsevici sözüne ne diyorsunuz?" sorusunu da Hamzaçebi, "Benim gündemimde onlar yok. Onu ilgili siyasi parti cevap verecektir. Uludere'de bir acı yaşanmıştır. Uludere'de yaşanan bu acıyı insani duygularla yaklaşarak çözebiliriz, özür dileyerek çözebiliriz, bu acıyı görmezden gelmeyi doğru bulmuyorum" şeklinde yanıtladı.
"Size göre Başbakan gündemi değiştirmek mi istiyor, Uludere gündemini değiştirmek için mi yapıyor?" sorusuna Hamzaçebi, "Uludere Türkiye'nin gündeminde yer almıştır. Bu süreç hükümet tarafından iyi yönetilememiştir" dedi.

-BAŞBAKAN'IN "MIZIKÇILIK" SÖZÜNE YANIT-

"Başbakan ana muhalefet partisini mızıkçılık yapmakla suçladı, ne diyorsunuz?" sorusuna Hamzaçebi, şu yanıtı verdi:
"Doğrusu hayret ettim. Mızıkçılık kelimesi bizim Anayasa Uzlaşma Komisyonu'ndaki tutumuzla yan yana getirilebilecek bir kelime değildir. Şu ana kadar biz Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz. CHP'nin temsil ettiği toplum kesimlerinin görüşlerini Anayasa'ya yansıtmanın çalışması gayreti içinde olacağız. Böyle bir samimiyet içinde oradayız. Biz tam tersine AKP'nin komisyondaki tutumunu o kadar özgürlükçü bulmadık. Son tutuklu milletvekilleriyle ilgili olarak Sayın Başbakan'ın ve partisinin tutumunu göz önüne alırsak o Sayın Başbakan'ın sözünü ettiği kelime o tutuklu milletvekilleriyle ilgili politikalara çok daha uygun düşmektedir."


-"ASIL O MASADAKİ UZLAŞMADAN AYRILMAK İSTEYEN TARAF KİMDİR ONU GÖRECEĞİZ"-

Meclis Başkanı'nın başlattığı süreci hatırlatan Hamzaçebi, "Bu uzlaşma metni iktidar partisi tarafından bir kenara atıldı. Uzlaşma çıktı, AKP bu uzlaşmayı elinin tersiyle bir kenara attı, 'konu yargının işidir' dedi. Mızıkçılık bu süreci tanımlamaya çok daha uygun. Bu sözü vermiştir demiyorum ama bu süreç başladıysa AKP'nin bu sürecin sonunda bir görüşünün olması gerekir. Bu çözüm AKP tarafından beğenilmiyor olabilir, uygun bulunmuyor olabilir, Anayasa'ya aykırı bulunabilir bütün bunları saygıyla karşılarım ama o zaman kendi çözümlerini ortaya koymak zorundadırlar. Üç muhalefet partisinin koyduğu çözüm tek çözüm değildir, başka çözümler vardır, başka alternatifler var, bunların hepsi konuşulabilir. Muhtemelen Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda da bizim oradan kalkıp gideceğimiz düşünüldü ama biz oradayız. Bakalım kim kalkacak biz merak ediyoruz. Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda tartışılması gereken bir başkanlık tartışmasını veya yarı başkanlık tartışmasını kamuoyuna açmak suretiyle asıl o masadaki uzlaşmadan ayrılmak isteyen taraf kimdir onu göreceğiz" dedi. (ANKA)

Viagra çok çok lezzetli değildir. Yerinde olması gerektiğini tüm kullanımı zaten karar verin. Biz kulüp geldi ve sevdim aldım. hemen şimdi kurtarmaz Ereksiyon Olamıyor Musunuz Sen üç gün beklemek zorunda.