Hamzaçebi, TBMM'de İç Güvenlik Paketi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu

Hamzaçebi, TBMM'de İç Güvenlik Paketi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu
09.02.2015

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, TBMM Genel Kurulu'nda bu hafta görüşülmesi planlanan İç Güvenlik Paketine ilişkin, "İç Güvenlik Yasası değil, iç barışın altına tahrip kalıbı koyma yasası. Milleti birbirine düşürme yasası" dedi.   

Hamzaçebi, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

AKP Grup Başkanvekillerinin TBMM Genel Kurulu'nda yarından itibaren İç Güvenlik Paketinin görüşüleceğine ilişkin kendilerine bilgi verdiklerini aktaran Hamzaçebi, paketin geçen hafta görüşülmesinin beklendiğini ancak ertelendiğini hatırlattı. Ertelemeye ilişkin resmi bilgi verilmediğine dikkati çeken Hamzaçebi, şunları kaydetti:

"Geçen hafta erteleme nedeni açıklanmadı ama gerçekte geçen hafta görüşülmemesinin gerekçesi Genelkurmay Başkanlığı'nın bu yasaya ilişkin itirazları, eleştirileridir. Jandarma'nın tamamen sivil iradenin emrine verilmesi, oradaki tüm atamaların, general atamaları da dahil, hepsiyle ilgili düzenlemelerde Jandarma Genel Komutanının, Genelkurmay'ın devre dışı bırakılması, Genelkurmay'ın itirazına neden olmuştur. Bu itiraz nedeniyle de yasanın görüşülmesi bu haftaya kalmıştır. 

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bir grup başkanvekili bir açıklamada bulundu hafta sonu, 'Bu yasaya karşı çıkan vatan hainidir. Bu yasaya ancak teröristler karşı çıkar' demişti. Genelkurmay, Jandarma ile ilgili düzenlemeler nedeniyle bu yasaya karşı çıktığına göre, demek ki bu tanım, Genelkurmay'ı da terörist tanımına ve vatan haini tanımına sokuyor. Bakalım Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu, hükümet bu suçlamayı, Genelkurmay'a yönelik suçlamayı nasıl değerlendirecektir?"

-"Jandarmaya yönelik düzenlemelerin nedeni MİT TIR'larının yakalanması"

Jandarma Genel Komutanlığı'na yönelik paketteki düzenlemeleri demokratikleşme diyerek açıklamanın mümkün olmadığının altını çizen  Hamzaçebi, "Bu düzenlemenin tek nedeni MİT TIR'larının yakalanması, savcılar tarafından aranmaya çalışılmasıdır. TIR'ların içindeki mühimmatın, savaş malzemelerinin tespit edilme korkusu, Jandarma'ya yönelik buradaki düzenlemelerin temel gerekçesidir" dedi. 

Paketin iç güvenlikle hiçbir ilgisi olmadığını söyleyen Hamzaçebi, zaten şu anda yürürlükte olan yasalara göre molotof kullanmanın cezasının 4 yıldan başlayarak 17,5 yıla kadar yükselebildiğini belirtti.

Hamzaçebi, şöyle devam etti:

"Gezi olaylarında cebinde sapanla, bilye ile yakalanan kimseler oldu. 'Bir daha bir kimse bir protesto gösterisinde, toplantıda eğer sapanla yakalanırsa ona gününü göstereceğiz' diyorlar. Molotofla yakalanırsa polis ona karşı silah kullanacak. Ruhsatsız silahla yakalanmanın cezası şu an 12 aydır. Yani cebinize tabancayı koyun, dolaşın, ruhsatınız yoksa, yakalanırsanız cezası 12 ay. Ama bir toplantıda sapanla yakalanırsanız bunun cezası 2,5 yıldan 4 yıla kadar. İç Güvenlik yasası değil, iç barışın altına tahrip kalıbı koyma yasası. Milleti birbirine düşürme yasası."

-"İç Güvenlik adını verdiğiniz yasa bir nefret yasası olacaktır" 

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın katıldığı bir canlı yayında sağduyulu açıklamalar ve hükümetlerine ilişkin özeleştiri yaptığını ifade eden Hamzaçebi, "Umarım Sayın Başbakan, Sayın Arınç'ın değerlendirmesinden kendine bir pay çıkarır, özeleştiri yapar. Sayın Arınç diyor ki 'Eskiden böyle değildi. Şimdi yüzde 50 bize oy  veriyor, oy vermeyen diğer yüzde 50 bize nefretle bakıyor. Bir ülke bu şekilde yönetilemez. Giderek ülke yönetilemez bir duruma gelir'. Sayın Başbakan işte bu getirdiğiniz, İç Güvenlik adını verdiğiniz yasa bir nefret yasası olacaktır. Sayın Arınç'ın 'yüzde 50 bize nefretle bakıyor' cümlesindeki nefreti, pekiştirecek, o oranı yükseltecek, iç barışı tahrip edecek bir yasadır" diye konuştu. 

-"AKP artık Türkiye'nin Baas'ıdır"

Hamzaçebi, iktidarın demokrasiyi, insan haklarını dilinden düşürmediğini ancak yasa çıkarmaya gelince bu ilkeleri gözardı ettiğini ileri sürerek, pakette mülki amirlere verilen yetkileri eleştirdi. 

Bu derece kapsamlı yetkilerin hiçbir demokratik ülkede olmadığının altını çizen Hamzaçebi, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Siyasette bir kural vardır; güç kullanmaya alışan yönetimler giderek baskıcı olmaya başlarlar, demokrasiden, özgürlüklerden uzaklaşırlar. 12 yıllık iktidarından sonra 13. yılında Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti, başbakanı ister Erdoğan, ister Davutoğlu olsun fark etmiyor, toplumu baskı altına almaya alıştığı için baskının dozunu artırmaktadır. Bir dönem Arap ülkelerinde olup da eleştirdiğimiz Baas rejimini Türkiye'ye getiriyor. AKP artık Türkiye'nin Baas'ıdır. Sayın Başbakan'a çağrı yapıyorum; bu yasayı geri çekin. Bu yasa Türkiye'de seçime doğru insanları sokağa dökecek olan yasadır. 'Molotofu, yakmayı yıkmayı önlüyorum' gerekçesinin arkasına kimse sığınmasın."

CHP olarak yasanın görüşülmesi sırasında İçtüzüğün kendilerine verdiği bütün hakları kullanacaklarını da aktaran Hamzaçebi, "Amacımız, bu yasanın düzeltilecek bir yanı yoktur, geri çekilmesini sağlamaktır. Mücadelemizi sonuna kadar götüreceğiz. 21. yüzyılda AB'ye tam üye adayı olan Türkiye'ye, insanımıza bu yasa yakışmıyor. Bütün toplum tarafından reddedilmesi gereken bir yasadır" dedi. 

-"Davutoğlu yasa çıktıktan sonra Despot Davutoğlu unvanını alacaktır"

Hamzaçebi, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Bir soru üzerine paketin görüşmeleri sırasında her gün grup önergesi getireceklerini, önergeler sunacaklarını bildiren Hamzaçebi, İçtüzüğün kendilerine verdiği tüm hakları kullanacaklarını vurguladı. İktidarın nasıl bir yasa getirmek istediğini, millete anlatacaklarını ifade eden Hamzaçebi, bu yasayla despot bir hükümetin geleceğini söyledi. Hamzaçebi,  "Bu despotluğun eğer bir şerefi varsa o da Sayın Davutoğlu'na ait olacaktır. Sayın Davutoğlu bu yasa çıktıktan sonra Despot Davutoğlu unvanını alacaktır. DD, gayet uyumlu" şeklinde konuştu.

Bir başka soruyu yanıtlarken de paketteki düzenlemeleri eleştiren Hamzaçebi, düzenlemelerin Anayasa'ya aykırı olduğunu ifade etti.  

Hamzaçebi, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesud Barzani'nin Abdullah Öcalan ile mektuplaştığına ilişkin haberle ilgili soruyu da yanıtladı.

Bu konuda hükümetten derhal bir açıklama beklediklerini ifade eden Hamzaçebi, bu mektuplaşmanın hükümetin bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığını düşündüğünü söyledi. Hamzaçebi, "Bunların hepsi seçime kadar ortaya çıkacaktır. hükümeti açıklama yapmaya davet ediyorum. Yapmasalar bile bu gerçekler tıpkı Oslo Mutabakatı gibi birgün milletin gözü önüne serilecektir. Şu an hükümet bu konuda seçime kadar zaman kazanma telaşındadır. İmralı'dan hükümetin ricası budur. Bir hükümetin düştüğü duruma bakın. Bir hükümet hiçbir zaman böyle bir aczin içine düşmemiştir" diye konuştu.  

-Davutoğlu'na itibar kazandırma operasyonudur

Hamzaçebi, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın istifası ve buna ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarıyla ilgili soruyu yanıtlarken de şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sayın Cumhurbaşkanı'nı 'Haberim yoktur, takdir Sayın Başbakan'ındır' demesi, Sayın Davutoğlu'na itibar kazandırma operasyonudur. Güya Sayın Davutoğlu bu kararı verdi, Sayın Erdoğan'a rağmen Fidan'ı aday yapıyor izlenimi vermek istiyorlar. Gerçekle hiçbir ilgisi yoktur. Herkesin bilgisi dahilindedir. MİT Müsteşarı siyasete giriyorsa, Cumhurbaşkanı'ndan habersiz, ona rağmen girmesi mümkün değildir. Bir tuluat sergileniyor. Millet de bunun farkındadır. Böyle ucuz operasyonla Başbakan itibar kazanmaz. Başbakan itibar kazanacaksa bu yasayı geri çeksin. Öyle itibar kazanır. Öyle bir duruş sergilesin."

Viagra çok lezzetli değildir. Yerinde olması gerektiğini tüm kullanımı zaten karar verin. Biz pazar geldi ve sevdim aldım. hemen şimdi kurtarmaz Ereksiyon Olamıyor Musunuz Sen biraz zaman beklemek zorunda.